SAP'ı değiştirmeden raporlamayı nasıl otomatikleştirirsiniz?
Yazar Can KuşaklıYayın tarihi
Üretim şirketlerinde "yapay zekayla otomasyon" konusu açıldığında iki cevaptan biri geliyor:
"Bizim SAP eski, önce onu halletmemiz lazım."
ya da
"SAP'ın kendi yapay zeka tarafı gelişiyor, onu bekliyoruz."
İkisi de aynı varsayıma dayanıyor: otomasyon için önce sisteme dokunmak gerektiği varsayımına. Bu varsayım yanlış, ve şirketlere yıllar kaybettiriyor.
Bir raporu sabah elle çeken kişinin yaptığı işi bir katman zaten yapabilir - SAP'ın sürümünden, yaşından ya da yol haritasından bağımsız olarak.
Otomasyon katmanı, mevcut iş sisteminin - SAP olsun, Microsoft altyapısı olsun - üstünde duran ve bir insanın elle yaptığı tekrarlı işi, sisteme dokunmadan ve aynı yetkilerle yürüten yazılım katmanıdır.
Aşağıdaki bölümlerde bu katmanın teknik olarak neye benzediğini anlatıyoruz.
SAP'a dokunmadan otomasyon mümkün mü?
Evet. Manuel bir raporlama sürecine yakından bakınca şu görülür: yapılan işin tamamı, sistemin zaten sunduğu arayüzler üzerinden gerçekleşiyor.
Raporu hazırlayan kişi SAP'ın kaynak koduna girmiyor. Veritabanına doğrudan bağlanmıyor. Yeni bir modül yazmıyor. Sadece giriş yapıyor, bir işlem kodu açıyor, filtre giriyor ve çıktıyı alıyor.
Yani süreç, sistemin normal kullanım yüzeyinde duruyor. Otomasyon katmanı da aynı yüzeyde durur. Sisteme yeni bir şey eklemez; mevcut yüzeyi bir insanın kullandığı gibi kullanır.
Bunun üç pratik sonucu var:
- Yükseltme projesi gerekmiyor. Katman, mevcut sürümle çalışır.
- Denetim ve yetki yapısı bozulmuyor. Katman, tanımlı bir kullanıcının yetkileriyle çalışır. O kullanıcının göremediği veriyi katman da göremez.
- Geri alınabilir. Katman kapatıldığında sistem ilk günkü halindedir, çünkü sistemde bir değişiklik yapılmamıştır.
Üçüncüsü, IT tarafındaki direnci çözen madde. Çoğu IT yöneticisinin haklı endişesi, bir otomasyon projesinin sisteme kalıcı ve anlaşılmaz bir bağımlılık eklemesidir. Bu yaklaşımda öyle bir bağımlılık oluşmuyor.
Otomasyon katmanının üç parçası nedir?
Otomasyon katmanı üç parçadan oluşur: sisteme erişim, iş mantığı ve tetikleyici ile teslimat.
1. Erişim: SAP'a nasıl bağlanılıyor?
Üç yol var ve hangisinin seçileceği kurumun yapısına bağlı:
| Yöntem | Ne zaman | Risk |
|---|---|---|
| Servis kullanıcısı ve resmî arayüzler (BAPI, OData, RFC) | Mümkün olduğunda her zaman ilk tercih | Düşük. Kayıt altındadır, sürüm değişikliklerine dayanıklıdır, IT tarafından denetlenebilir |
| Zamanlanmış çıktı | Çıktı formatı sabitse; rapor klasöre ya da e-postaya bırakılır, katman oradan devralır | En düşük. Basit, ama yalnızca sistemin üretebildiği çıktıyla sınırlı |
| Arayüz üzerinden erişim (RPA) | Yalnızca ilk ikisi mümkün olmadığında | Yüksek. Ekran düzeni değişince bozulur; kullanıldığında bunun bir borç olduğu bilinmeli |
Hangi yol seçilirse seçilsin kural aynı: yeni yetki açılmaz. Katman, o işi bugün yapan kişinin görebildiğinden fazlasını görmez.
Resmî bir arayüzün olmadığı sistemlerde de aynı mantık işliyor. Marka Araçları'nda TÜRKPATENT'in ePats portalı için bunu yaptık (bu bir SAP projesi değil, ama mantık aynı). e-Devlet girişini otomatikleştirmek mümkün değil; kullanıcı kendisi giriş yapıyor, girişten sonrasını katman yürütüyor. Bir ofiste ayda yaklaşık 8 bin kez elle tekrarlanan sorgu böylece elle yapılmaktan çıkıyor. Giriş insanda kalıyor, tekrar makinede.
2. İş mantığı: bugün kimsenin yazmadığı kurallar
Bu, işin en az teknik ve en çok değer üreten kısmı.
Her manuel raporun arkasında yazılı olmayan kurallar vardır. "Şu depo kodunu dahil etmiyoruz." "Bu müşterinin siparişleri ayrı sayılıyor." "Ay sonuysa şu ek filtre giriliyor." Bu kurallar hiçbir dokümanda yoktur. Raporu hazırlayan kişinin kafasındadır.
Katman kurulurken bu kurallar tek tek çıkarılır ve yazılır. Süreç genelde şöyle işler: o işi yapan kişiyle birlikte oturulur, rapor bir kez baştan sona birlikte hazırlanır ve her adımda "bunu neden böyle yapıyorsun" sorusu sorulur.
Bu adımın değeri otomasyondan bağımsızdır. Otomasyon hiç kurulmasa bile, o sürecin yazıya dökülmüş olması şirketin elinde kalıcı bir kazançtır. Tek kişiye bağımlılık burada biter.
3. Tetikleyici ve teslimat
Katmanın ne zaman çalışacağı ve çıktının nereye gideceği.
Tetikleyici zaman bazlı olabilir (her pazartesi 07:00), olay bazlı olabilir (yeni bir sipariş düştüğünde), ya da talep bazlı olabilir (biri bir kanala mesaj attığında). Teslimat e-posta, paylaşılan bir klasör, bir Teams kanalı ya da doğrudan başka bir sisteme yazma şeklinde olabilir.
Burada sık yapılan hata, çıktıyı insanların bugün baktığı yerden başka bir yere koymak. Katman ne kadar iyi çalışırsa çalışsın, çıktı kimsenin açmadığı bir panelde duruyorsa kullanılmaz. Rapor bugün e-posta ile geliyorsa, otomatik hali de e-posta ile gelmelidir.
Otomasyon katmanında yapay zeka ne işe yarar?
Burada net olmak gerekiyor, çünkü konu etrafında çok fazla abartı var.
Raporlama otomasyonunun çoğu için yapay zekaya gerek yok. Adımlar sabitse, filtreler belliyse ve format değişmiyorsa, bu bir betik işidir. Yapay zeka eklemek maliyeti ve belirsizliği artırır, faydayı artırmaz.
Yapay zeka, adımların sabit olmadığı yerde devreye girer:
- Yapısız veriyi okumak. E-posta ile gelen bir siparişi okuyup müşteri, ürün ve miktar bilgisini çıkarmak. Her e-posta farklı yazıldığı için burada kural yazmak mümkün değil.
- Eşleştirme. Tedarikçinin "M8x40 civata" dediği ürünün sizdeki hangi stok koduna karşılık geldiğini bulmak.
- Özetleme ve sınıflandırma. Uzun bir listeden dikkat gerektirenleri ayıklamak, bir metni özetlemek.
- İstisna yakalama. "Bu hafta bir şey normalden farklı mı" sorusuna cevap vermek.
Yani gerçek bir katmanda hem klasik otomasyon hem yapay zeka bulunur, ve iyi kurulmuş bir katman her adımda hangisinin gerektiğine göre karar verir. Her şeye yapay zeka koymak, mühendislik değil moda takibidir.
Yapay zeka projelerinin neden çoğunlukla pilot aşamasında takılı kaldığını ayrı bir yazıda anlattık: Yapay zeka projeleri pilot aşamasında neden kalıyor?
Raporlama otomasyonu gerçekte neyi ortadan kaldırır?
Bir raporlama sürecini otomatikleştirdiğinizde ortadan kalkan şey, harcanan saat değil. Üç şey kalkıyor:
Bekleme. Raporu çalıştıracak kişinin müsait olmasını bekleme süresi. Genelde işin kendisinden uzundur. Rapor iki saat sürüyor olabilir ama talep edildiği andan teslim edildiği ana kadar iki gün geçmiş olabilir.
Versiyon karmaşası. Aynı dosyanın beş kişi tarafından düzenlenmiş beş farklı hali. Otomatik üretilen rapor tek kaynaktır.
Kişiye bağımlılık. O kişi izne çıktığında, hastalandığında ya da işten ayrıldığında sürecin durması. Bu, en geç fark edilen ve en pahalı olanıdır.
Bunların hiçbiri SAP'a dokunmayı gerektirmiyor. Sadece bir insanın, bir betiğin sabah altıda yapabileceği işi yapmasını durduruyor.
Bu üç kalemin şirketinizde ne kadara mal olduğunu hesaplamak istiyorsanız, yöntemi ayrı bir yazıda ele aldık: Manuel raporlama şirketinize gerçekte ne kadara mal oluyor. Elle yürüyen somut süreçlerin listesi için: SAP/Netsis kullanan şirketlerde hâlâ elle yürüyen 5 süreç.
Hangi raporla başlanmalı?
Üç soruyla başlayın. Elinizdeki her manuel rapor için sorun:
- Bu raporda karar gerektiren bir adım var mı? Yoksa otomatikleşebilir.
- Adımlar her seferinde aynı mı? Aynıysa betik yeterli; değilse yapay zeka gerekebilir.
- Veriyi çeken kişinin mevcut yetkisi yetiyor mu? Yetiyorsa yeni yetki açmaya gerek yok.
Üçüne de olumlu cevap veren raporlar, bugün otomatikleşebilir durumdadır - ve genelde bir şirkette bu tanıma uyan onlarca rapor vardır.
İlk otomatikleştirilecek raporu seçerken en büyüğünü değil, en sık tekrar edeni seçin. Haftada bir çalışan iki saatlik bir rapor, ayda bir çalışan bir günlük rapordan daha değerlidir - hem daha çok zaman kazandırır hem de daha hızlı güven oluşturur.
Konuşalım
Akyalabs otomasyon katmanını üç şekilde kuruyor: ekibinize kurmayı öğreten uygulama eğitimleri, belirli süreçler üzerinde birebir işbirliği ve gerektiğinde özel ürün geliştirme ortaklıkları.
Hangi raporu bugün elle çekiyorsanız, konuşmaya oradan başlayabiliriz.
Eksik olan otomasyon katmanı - sistem değil.
Sık sorulan sorular
SAP raporlama otomasyonu RPA demek mi?
Hayır, RPA yalnızca bir erişim yöntemi. RPA, ekranı bir insan gibi kullanan yöntemdir ve üç yoldan en kırılgan olanıdır. Otomasyon katmanı daha geniş bir kavramdır: önce resmî entegrasyon yüzeylerini (BAPI, OData, RFC) ve zamanlanmış çıktıyı dener, RPA'yı ancak başka yol kalmadığında kullanır. 'RPA kurduk ve sürekli bozuluyor' şikayetinin sebebi genelde doğrudan RPA'ya gidilmesidir.
S/4HANA'ya geçmeyi planlıyoruz, otomasyon için beklemeli miyiz?
Hayır, beklemek genelde iki kayıp birden yaratır. Katman sistemin kullanım yüzeyinde durduğu için geçişten sonra yeniden değerlendirilmesi gerekir, ama asıl kalıcı değer olan sürecin yazıya dökülmesi geçişten etkilenmez. Süreçleri tanımlanmış bir şirket geçiş projesine de daha hazırlıklı girer. Beklerseniz hem bugünkü zamanı kaybeder hem de geçişe belgesiz girersiniz.
Eski bir SAP sürümüyle otomasyon çalışır mı?
Genelde evet. Belirleyici olan sürüm numarası değil, hangi erişim yönteminin açık olduğudur. Çok eski kurulumlarda modern servis arayüzleri kapalı olabilir, ama zamanlanmış çıktı yöntemi neredeyse her sürümde çalışır. Hangi yolun açık olduğu ilk görüşmede netleşir; sürümü bilmeniz yeterli, önceden bir hazırlık yapmanız gerekmez.
Otomasyon katmanı bozulursa ne olur?
Süreç otomasyon öncesindeki haline döner, yani biri raporu elle çeker. Kritik olan bunun sessizce olmaması. İyi kurulmuş bir katman çalışmadığında haber verir. En tehlikeli senaryo katmanın durması değil, durduğunun fark edilmemesidir; bu yüzden hata bildirimi projenin başında, kurulumun bir parçası olarak tasarlanır.
SAP raporlama otomasyonunun maliyeti neye göre belirlenir?
Maliyet, süreç sayısına ve her sürecin kaç istisna barındırdığına göre belirlenir. Adımları sabit tek bir rapor ile on beş istisnası olan bir eşleştirme süreci arasında ciddi fark vardır. Bu yüzden ilk adım kapsamı daraltmaktır: tek bir süreç, net bir tanım, ölçülebilir bir sonuç. Fiyat o kapsam netleştikten sonra konuşulur.
İşletmeniz için doğru otomasyonu birlikte belirleyelim
Süreçlerinizi birlikte değerlendirelim ve yapay zekanın size nerede en çok zaman kazandıracağını görelim.
Keşif görüşmesi başlat